Güneşin bıraktığı olumsuz etki
Cilt Leke Tedavisi
Modern ve Geleneksel Yaklaşımlar
Cilt lekeleri, cildin renginde veya dokusunda oluşan değişikliklerdir ve estetik kaygıların en yaygın nedenlerinden biridir. Güneş lekeleri (solar lentigo), melazma, postinflamatuar hiperpigmentasyon (akne sonrası koyu lekeler), yaşlılık lekeleri ve doğum sonrası hormonal değişikliklere bağlı renk değişimleri, en sık görülen cilt lekesi türlerindendir. Araştırmalara göre, 30 yaş üstü kadınların yaklaşık yüzde 40’ında, 50 yaş üstü kadınların ise yüzde 90’ında çeşitli cilt lekeleri görülmektedir. Genetik yatkınlık, güneşe maruz kalma, hormonal dalgalanmalar, cilt travmaları ve yanlış kozmetik ürün kullanımları, lekelerin başlıca nedenleri arasında yer alır. Cilt lekeleri sadece estetik bir problem değil, bazen cilt kanseri riskinin bir göstergesi veya erken uyarı sinyali olabilir. Bu nedenle tedavi planlaması, dikkatli bir dermatolojik değerlendirme ve bilimsel yaklaşımla yapılmalıdır.
Modern tıpta cilt lekesi tedavisinde ilk adım doğru tanıdır. Dermatolojik muayene, dermatoskopi ve gerekirse biyopsi ile lekenin tipi belirlenir. Yüzeysel melanin kaynaklı lekeler için hidrokinon, azelaik asit, kojik asit, C vitamini, retinoid içeren topikal kremler reçete edilir. Daha inatçı ve derin lekeler için kimyasal peeling, fraksiyonel lazer, IPL (yoğun atımlı ışık) tedavileri ve mikroiğneleme yöntemleri kullanılır. Güneş koruması, tedavinin temel taşıdır; leke eğilimli ciltlerde SPF 50+ koruyucu kremler ve geniş şapka kullanımı mutlaka önerilir. Ayrıca hormonal faktörler (özellikle melazmada) göz önüne alınmalı ve gerekiyorsa jinekolojik-endokrinolojik danışmanlık alınmalıdır. Modern tedavi yaklaşımları genellikle kombine protokollerle en iyi sonucu verir.
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp yaklaşımları, cilt lekelerinin tedavisinde modern uygulamalara destek sunar. Mezoterapi, PRP (platelet rich plasma), cilt altına hyaluronik asit ve vitamin enjeksiyonları, akupunktur, kupa terapisi ve bitkisel içerikli kürler, cildin yenilenmesini ve renginin dengelenmesini destekler. Ozon tedavisi ve intravenöz vitamin-mineral serumları, antioksidan savunmayı artırarak cilt kalitesine katkı sağlar. Bitkisel desteklerde zerdeçal, üzüm çekirdeği ekstresi, yeşil çay ekstresi ve C vitamini takviyeleri ön plandadır. Bu yöntemler kişiye özel planlanmalı ve yalnızca uzman hekimlerce uygulanmalıdır. Geleneksel yaklaşımlar özellikle uzun dönemli bakım ve korunmada etkilidir; tek başına değil, modern tedavilerle entegre düşünülmelidir.
Randevu Oluşturmak için Bizimle İletişime Geçin.
Kupa tedavisi yaptırmak, doktorumuzla görüşmek için bize ulaşın.
Mezoterapi, cilt lekesi tedavisinde hem dünya genelinde hem de Türkiye’de en sık kullanılan minimal invaziv tamamlayıcı uygulamalardan biridir. Bu yöntemde çok ince iğnelerle cilt altına, özellikle epidermal ve dermal aralığa, düşük dozlarda vitamin, mineral, aminoasit, enzim ve bazı özel ajanlar enjekte edilir. Cilt lekesi mezoterapisinde kullanılan temel içerikler arasında C vitamini, glutatyon, traneksamik asit, kojik asit, arbutin, niasinamid, hyaluronik asit, DMAE, peptitler ve organik silisyum yer alır. Bu ajanların her birinin leke tedavisindeki rolü farklıdır: C vitamini güçlü bir antioksidandır ve melanin üretimini baskılar; traneksamik asit, özellikle melazmada pigment hücrelerinin aşırı çalışmasını engeller; arbutin ve kojik asit, melanin sentezinde yer alan tirozinaz enzimini inhibe ederek renk açıcı etki sağlar; hyaluronik asit ise cilt nemini artırarak parlak ve homojen bir görünüm sunar.
Mezoterapi protokolleri hastanın cilt tipine, leke türüne, lekenin derinliğine ve eşlik eden cilt sorunlarına göre belirlenir. Genellikle 1-2 haftada bir yapılan 4-8 seanslık kürler önerilir. Seanslarda kullanılan ürünler steril tek kullanımlık ampuller şeklindedir ve uygulama mutlaka dermatolog veya medikal estetik hekimi tarafından yapılmalıdır. Mezoterapi sırasında hafif batma ve yanma hissi olabilir; sonrasında ciltte kızarıklık, ödem veya minik morluklar görülebilir, ancak bu etkiler genellikle birkaç saat veya en fazla 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer.
Bilimsel çalışmalar, mezoterapinin cilt lekelerinde tek başına veya lazer, peeling gibi yöntemlerle kombine edildiğinde leke renginde belirgin azalma sağladığını göstermektedir. Özellikle traneksamik asit içeren mezokokteyller, melazma tedavisinde umut verici sonuçlar vermiştir. Ancak unutulmamalıdır ki cilt leke tedavisinde başarıyı belirleyen en önemli faktör güneşten korunmadır; mezoterapi uygulanan bireylerin yaz aylarında yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanmaları ve doğrudan güneş ışığından kaçınmaları şarttır. Aksi takdirde tedaviyle sağlanan iyileşme kısa sürede gerileyebilir.
Mezoterapinin avantajları arasında minimal invaziv olması, lokal etki göstermesi ve sistemik yan etkilerinin son derece düşük olması yer alır. Ayrıca uygulama süresi kısadır ve iyileşme süreci hızlıdır. Bununla birlikte, mezoterapi tıbbi bir uygulamadır; kuaför, güzellik salonu veya yetkisiz merkezlerde yapılmamalıdır. Kullanılan ürünlerin Sağlık Bakanlığı onaylı olması, uygulayıcının eğitimli ve deneyimli bir hekim olması çok önemlidir. Aksi takdirde enfeksiyon, alerjik reaksiyon, kalıcı cilt hasarı gibi ciddi komplikasyon riski oluşabilir.
Mezoterapinin estetik faydalarının yanı sıra biyolojik etkileri de önemlidir. Mikroenjeksiyonların yarattığı mikrotravmalar, ciltte kontrollü yara iyileşmesi sürecini tetikler. Bu süreçte fibroblast aktivasyonu artar, kolajen ve elastin sentezi hızlanır, cilt kalınlığı ve esnekliği artar. Dolayısıyla mezoterapi sadece lekelerde değil, aynı zamanda genel cilt kalitesini artırmada da tercih edilir. Anti-aging etkisi, sivilce ve sivilce izlerinin azaltılması, nem dengesi sağlama gibi ek yararlar da sunar. Mezoterapi sonrası düzenli bakım, sağlıklı yaşam tarzı, yeterli su tüketimi, antioksidan ağırlıklı beslenme ve kaliteli uyku, tedavi başarısını destekleyen faktörlerdir.
Akupunktur, cilt sağlığında dolaylı etkileri olan bir tamamlayıcı yöntemdir. Stresi azaltması, hormonal dengeleri düzenlemesi ve dolaşımı artırması sayesinde cilt kalitesine katkı sağlar. Melazma gibi hormonal bileşenli leke sorunlarında özellikle etkili olabilir. Boyun ve yüz bölgesine yapılan özel cilt akupunkturu, mikrosirkülasyonu artırarak cildin oksijenlenmesini ve beslenmesini iyileştirir. Akupunkturun mezoterapi ve diğer modern tedavilerle kombinasyonu, multidisipliner yaklaşımlarda önerilmektedir.
Kupa terapisi, özellikle sırt ve boyun bölgesine uygulandığında dolaşımı hızlandırır, detoks etkisi sağlar ve cilt dokusunun genel sağlığını destekler. Doğrudan leke tedavisi sunmasa da cilt sağlığını artırıcı etkileri nedeniyle bazı bütünsel tedavi planlarında yer alabilir. Bitkisel destekler arasında ise zerdeçal, yeşil çay, resveratrol ve üzüm çekirdeği ekstresi, güçlü antioksidan özellikleri nedeniyle cilt sağlığını destekleyici olarak öne çıkar.
Intravenöz serum tedavileri, antioksidan savunmayı artırmak ve cilt kalitesini desteklemek amacıyla C vitamini, glutatyon, NAD+, magnezyum ve B vitaminleri içeren karışımlar şeklinde uygulanır. Bilimsel araştırmalar, bu içeriklerin hücresel düzeyde oksidatif stresi azaltarak ciltte parlaklık ve eşit ton sağladığını düşündürmektedir. Özellikle mezoterapi sonrası destekleyici olarak planlandığında etkili olabilir. Serum tedavileri mutlaka uzman gözetiminde ve steril koşullarda yapılmalıdır.ü
Kaynakça
- Ni Z, Mu Y, Gulati O, et al. Current progress in the treatment of melasma using tranexamic acid: A review. Drug Des Devel Ther. 2021;15:2491-2502. doi:10.2147/DDDT.S309057
- Sarkar R, Bansal S, Garg VK. Chemical peels for melasma in dark-skinned patients. J Cutan Aesthet Surg. 2012;5(4):247-253. doi:10.4103/0974-2077.104886
- Lee HC, Thng TG, Goh CL. Oral tranexamic acid (TA) in the treatment of melasma: A retrospective analysis. J Am Acad Dermatol. 2016;75(2):385-392. doi:10.1016/j.jaad.2016.03.045
- Cao H, Li X, Liu J. An updated review of the efficacy of cupping therapy. PLoS One. 2012;7(2):e31793. doi:10.1371/journal.pone.0031793
- Bocci V, Borrelli E, Zanardi I, Travagli V. The usefulness of ozone treatment in dermatology. Drug Des Devel Ther. 2015;9:4829-4836. doi:10.2147/DDDT.S88863
- Martens CR, Rossman MJ, Mazzo MR, et al. Short-term administration of nicotinamide riboside increases NAD+ levels in human skeletal muscle and blood. Nat Commun. 2018;9(1):1286. doi:10.1038/s41467-018-03421-7